Bir garip koleksiyoncu


Merhaba sevgili okurlarım, bugün sizlere hayatımızda güzel insanlara yer vermenin öneminden bahsedeceğim. Konuyu somutlaştırmak adına sohbetimizi bir hikâyecikle taçlandırmak istiyorum.

“Bir adam bir gün koleksiyoncular çarşısına gider. Uzak illerden gelen bu adam burada çok çeşitli koleksiyonların olduğunu duyar. Merak içerisinde çarşıyı gezmeye başlar. Öyle heveslidir ki bütün koleksiyon dükkânlarını dikkatlice incelemek ister. İlk girdiği dükkân, para koleksiyonlarının bulunduğu bir dükkândır. İçeri girer girmez tarih kokan çeşit çeşit paralara dakikalarca hayran hayran bakakalır. Her baktığı paraya bir kere daha bakar ve sanki o paraların basıldığı döneme yolculuk eder. Oradan çıkınca soluğu halı koleksiyonlarının bulunduğu dükkânda alır. Eski dönemlerden kalma halıları gezerken atalarının yaşamlarını anlamaya çalışır. Elde dokunmuş halıların kokusunu içine çekerek verilen emeğin kokusunu almak ister. “Kim bilir hangi ayaklar bastı bu halıya, hangi hatıralar gizlendi saçaklarının arasına?” diye düşüncelere dalıverir. Pul, araba koleksiyonu derken çarşının sonuna gelir ve önünde son bir dükkân kalır. İçeri girmeden kafasını kapıdan uzatır ancak içeride hiçbir şey göremez. Boş bir dükkân olduğunu düşünür ve dükkândan uzaklaşmaya başlar. Aklına dükkânda yalnız oturan adam takılır. Geri dönüp adama dükkânın neden boş olduğunu sormak ister. Adamın yanına vardığında neden boş oturduğunu sorar. Adam da koleksiyoncu olduğunu ve müşterilerini beklediğini belirtir. Dükkânda hiçbir eşyanın olmadığını gören adam, dükkân sahibine bakakalır. Gördüklerini söyleyen daha doğrusu hiçbir şey görmediğini belirten meraklı gezgin: ”Sen nasıl koleksiyoncusun?”  sorusunu sormaktan kendini alıkoyamaz. Dükkân sahibi, eğer beni sabırla dinlersen sana olup biteni anlatırım, diye karşılık verir ve koleksiyonlarını anlatmaya başlar: “Bak, burada isimler yazılı görüyor musun? Bunlar benim en yakın dostlarımın isimleridir. Hepsinin ayrı meziyetleri vardır. Salih, doğruluktan ayrılmayan bir arkadaştır. Mert, asla yalan söylemez. Hasan, dini ilimlerde kendini çok geliştirmiştir. Hakan, insanlara faydalı buluşlar yapmasıyla tanınır. Selim, eli açık, fakir dostudur. İşte gördüğün gibi burada ismi yazılı olan insanlar, insan canlısı dostlardır. Benim koleksiyonuma gelince ben insan biriktiririm. Güzel insanları hayatıma alır, onların hayatına girerim. Güzel insanlarla güzel insanları buluştururum. Kimin neye ihtiyacı varsa hemen o konuyla ilgilenen dostumu ararım. Ha, bunların arasında dünyadan ayrılanlar da var! Onları da hayır dua ile anarız. Böylece koleksiyonumuz unutulmaz, uzun yıllar devam eder.” Adamın anlattıklarını beyninin en derinlerine kadar kazıyan meraklı koleksiyon sever, adama dönerek: “En güzel koleksiyon seninmiş! Ben hayatım boyunca böyle güzel bir koleksiyon duymadım, görmedim. Allah’a emanet ol.” İfadelerini kullanır ve yoluna devam eder.”

Hayatımızda güzel insanlar biriktirelim ki hayatımız değerlensin. Hem yaşamımızdan tat alalım hem de insanlara fayda sağlayalım. Saygılarımı sunarım.

cbulut@sondakika23.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Kas

Dost meclisi

08Kas
03Kas

Asıl maksat ne?

30Ekm
28Ekm

Benim saatim kaç?