Bu bir cuma yazısıdır


İnsanlık Tarihi  DOĞRU  ile YANLIŞın mücadelesinden ibarettir.  

İnanan her insan için ilk yanlış , İblis’in kibirlenerek İlahi emre itaat etmemesi ile başlar. 

Bunun içindir ki, îman ehli bakımından günahların, yâni ; yanlışların, hataların tümünün  temelinde, çıkış noktasında İslâm Hukukuna göre 81 basamağı olan KİBİR duygusu yatmaktadır.  

Ve esasen kibir ve kibrin türevleri olan diğer kötü duygular, İblis’in insan kanına ve iç dünyasına sinmiş hâli, iç dünyasını esir almışlığıdır. 

Allah için, insanlık için ve bizim için doğru olanı bulmak uğrunda baş vuracağımız en temel dayanağımız, nefsimizi ve duygularımızı mutlaka mihenk taşı olarak kabul etmemiz gereken Yüce Yaratıcı’nın “ YAP DEDİĞİNİ YAPMAK, YAPMA DEDİĞİNDEN KAÇINMAK.” düsturudur. 

Kibir İblisi’nin en önemli basamaklarından birisi ; eldeki tüm belge, gösterge, done...her ne şekilde tarif ederseniz edin, tüm delillere rağmen bir hakikate inanmamak ve inkârda direnmektir, yani : İNAT  ETMEKtir.  Bu hususu, bir örnekle izaha çalışalım : 

Peygamberimizin İslâm’ı tebliğine karşı en büyük engellemeyi yapanlardan biri olan Ebû Cehil , kendisi ile birlikte hareket eden müşrikler topluluğuna (Mekke’nin aristokratlarına) aynen şöyle diyordu :  

"ARKADAŞLAR, BU MUHAMMED’in DİLE GETİRDİĞİ HUSUSLAR ve ‘AYET’  DİYE OKUDUĞU KELAMLAR, BİR BEŞER KELÂMI OLAMAZ. ÇÜNKÜ O KADAR DOĞRU ve O KADAR ETKİLEYİCİ Kİ; HAKİKATEN  ALLAH TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞ OLSA GEREK. LÂKİN ; BU BELDENİN BUNCA SOYLULARI ve BUNCA ZENGİNLERİ OLAN BİZLERDEN BİRİ VARKEN HEM YOKSUL, HEM DE ÇULSUZ OLAN BU ÇOCUĞA NİYE GELSİN Kİ ?...” 

İşte bu mantık, şeytanın bir başka yüzü konumundaki en zalim ve en tehlikeli duygu olan, insanoğlunun tüm benliğine ve kanına işlemiş bulunan KİBİR İBLİSİ’nden başka bir şey değildir.  

Sadete gelecek olursak : 

Ülkemiz ve Milletimizin faydasına olacağı, tarihimizde olup bitenler incelendiğinde aşikâr olan bir hususu ;  “ İçinde ben yokum ; o halde istemem “ , “Benim Liderim olmayacaksa olmasa da olur”, “ Benim Partimin dediği olmayacaksa gerek yok.” , “ O olacaksa olmasın daha iyi “ , “ Bu Halk , henüz bu işin doğrusunu seçecek kadar akıllı değil. Bunun için şimdi erken”... gibi kendini aşamamış, ideolojik körlüğün karanlığında kalmış , daha beteri de KİBİR İBLİSİnin tutsağı olmuşluğun göstergesi olan egoizmin çukurunda debelenme...gibi düşüncelerle reddediliyorsa; bunu yapabilen bir zihin, Milletine ve Ülkesine zarar verecek, İBLİS’i ise çok sevindirecek demektir.  

Bunun içindir ki, “Önce Milletim, önce Ülkem” diyemeyen bir zihniyeti taşıyan yurttaş ile, Nasrettin Hoca’nın Fil Hikayesinde olduğu gibi Hoca’yı yalnız bırakan yol arkadaşları arasında hiç bir fark yoktur. Böylesi zihniyetin, doğru olanı yapmamak uğruna uyduramayacağı bahane, uyarlayamayacağı gerekçe, sığınamayacağı yalan yoktur. Korkarım ki, iyi niyetli olanlarının ideolojik körlük sebebi ile Ülkesine ve Halkına ihanet çukuruna savrulduğunu bile fark etmiyor olmasıdır. 

Esâsen ; herkese göre ayrı ayrı doğru olmaz.  Doğruyu bulmaktaki ölçünüze, mihenk taşınıza, bakış pencerenize..vs...yukarda sıraladığımız İblisî  duygular hakim ise ve siz ; tefekkür, muhakeme, basîret, ferâset, idrak  ve irfan erdemlerinizi harekete geçirmiyorsanız, elbette ki doğru olanı, en doğruyu bulamazsınız.  Elbette ki, hakikati bulmak çok kolay değildir .Fakat, çok da zor değildir. İşte size dosdoğruyu, hakikati bulmanız için çağlar ötesinden gelip çağlar ilerisine yön verecek İMAM  ŞÂFÎ’den  müthiş bir ikaz: 

“DOĞRU OLAN TARAFI GÖRMEK İSTİYORSAN , DÜŞMAN OKLARININ İSTİKÂMETİNE BAK..!..”  

mgulec@sondakika23.com

YAZIYI PAYLAŞ!