Bakan Akar 'Libya'da yabancı güç değiliz'

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 'Bir hususun iyi anlaşılması lazım: Biz Libya'da yabancı güç değiliz. Şu anda Libya'da istikrar adına bir gelişme varsa ve siyasi süreç başlamışsa bu Türkiye'nin katkılarıyla mümkün olmuştur.' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Bakan Akar 'Libya'da yabancı güç değiliz'
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 'Bir hususun iyi anlaşılması lazım: Biz Libya’da yabancı güç değiliz. Şu anda Libya’da istikrar adına bir gelişme varsa ve siyasi süreç başlamışsa bu Türkiye’nin katkılarıyla mümkün olmuştur.' dedi.
Son Dakika 23 Elazığ Haber - Sude Tuncel

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının 2022 yılı bütçesinin sunumunu gerçekleştirdi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, PKK'nın YPG'ye eşit olduğu konusunda hiçbir tereddüt olmadığını belirterek, 'Asil milletimizin terör belasından kurtarmaya kararlıyız. Mehmetçik’in nefesi teröristlerin ensesindedir.' dedi.

Akar, Yunanistan'ın, her türlü gerçeği çarpıtarak ve adeta kuzu postuna bürünerek mağdur bir ülke imajını vermeye, AB üyeliğine sığınarak hukuk dışı ve saldırgan eylemlerini örtbas etmeye, suni bir tehdit algısı oluşturarak bazı ülkelerle ittifak kurmaya çalıştığını belirtti.

Ayrıca Yunanistan'ın, bazı ülkelerin teşvik ve kışkırtmalarıyla da provokatif bir silahlanma sevdasın kapıldığını kaydeden Akar, 'Yunanistan’ın bu yaklaşımının beyhude bir çaba olduğunu bizimle birlikte kendi akademisyenleri, bazı diplomatları ve komutanları da açık yüreklilikle ifade etmektedirler.' dedi.

Kıbrıs'ta egemen eşitliğe dayalı, bağımsız iki devletin tek çözüm olduğunu vurgulayan Akar, 'Bir kez daha vurgulamak isteriz ki Kıbrıs bizim millî meselemizdir. Garanti ve İttifak antlaşmaları doğrultusunda geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıslı kardeşlerimizin yanındayız.' ifadelerini kullandı.

Akar, 'Bir hususun iyi anlaşılması lazım: Biz Libya’da yabancı güç değiliz. Şu anda Libya’da istikrar adına bir gelişme varsa ve siyasi süreç başlamışsa bu Türkiye’nin katkılarıyla mümkün olmuştur.' dedi.

15 Temmuz hain darbe girişiminden kısa bir süre sonra hudutların ve vatandaşların güvenliğini sağlamak için Suriye'nin kuzeyinde PKK/PYD/PKK ve DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı Fırat Kalkanı (2016), Zeytin Dalı (2018) ve Barış Pınarı (2019) harekatlarının başarıyla icra edildiğini ifade eden Akar, şunları söyledi:

'Bu harekatlarda göğüs-göğse mücadele ile 4000 DEAŞ’lı terörist etkisiz hale getirilirken ülkemizin güneyinde kurulmak istenen terör koridoru da engellenmiştir.  Aynı şekilde İdlib bölgesinde, Bahar Kalkanı (2020) harekatı icra edilerek yeni bir göç dalgası ve başta kadınlar ile çocuklar olmak üzere insanlık dramının yaşanması da önlenmiştir. Unutulmamalıdır ki, terör koridoru engellenmeseydi; ülkemiz çok daha büyük ve kapsamlı tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya kalacaktı.'

Yapılan operasyonlar sonucunda 11 bin 304 kilometrekarelik bir alanın terörden temizlendiği bilgisini paylaşan Akar, yaklaşık 470 bini İdlib'e olmak üzere 1 milyondan fazla Suriyelinin evlerine ve topraklarına döndüğünü kaydetti.

Akar, şöyle devam etti:

'Suriye harekat alanında zaman zaman ateşkes ihlalleri ve saldırılar meydana gelmektedir. Yapılan her türlü tacize ve saldırıya misliyle karşılık verilmekte; gerekli tedbirler alınmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Putin arasında Soçi’de yapılan 29 Eylül’deki görüşmeden sonra taciz ve saldırılarda bir azalma meydana gelmiştir. Bu çerçevede, Suriye konusunda Rusya ile sahada ve masada temas ve koordinasyonumuz devam etmektedir. Güvenli hale getirilen bölgelerde hayatın normalleşmesi için ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar ile koordineli olarak çalışmalar devam etmektedir.

Bu kapsamda 14 hastanede yaklaşık 3 milyon kişiye sağlık hizmeti verilmiş, terör örgütünün zarar vererek kapattığı ve Türkiye tarafından yeniden eğitim ve öğretime açılan 1.325 okulda 300 binden fazla öğrenciye eğitim desteği sağlanmış; 500’den fazla cami ve kilise onarılarak hizmete açılmıştır. Suriye’de istikrarın bir an önce sağlanması, insani trajedilerin son bulması için her türlü gayret gösterilmektedir.'

Akar, S-400'ün bir savunma silah sistemi olduğunu, S-300, NATO ittifakı içinde nasıl kullanılıyorsa, S-400 sisteminin de Türkiye'de aynı şekilde kullanılacağını ifade etti.

F-35 projesinde Türkiye'nin tüm sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen, S-400 gerekçe gösterilerek F-35 tedarikinin engellendiğini kaydeden Akar, 'Bu gelişmeler üzerine Türk ve ABD heyetleri, 27 Ekim 2021'de Ankara'da bir araya gelmiştir. Ayrıntılı olarak müzakerelerde bulunmak üzere, 2022 yılı başlarında ABD’de yeniden bir araya gelinmesi hususunda mutabık kalınmıştır.' dedi.

F-16 modernizasyonu konusuna da değinen Akar, 'ABD’nin tavrının olumsuz olması durumunda Türkiye, içinde bulunduğu tehdit ortamında güvenliğini sağlayabilmek için zorunlu ve tabii olarak başka alternatifleri değerlendirmek durumunda kalacaktır. Bu ve benzeri sorunları görüşmek üzere temaslarımız sürmekte olup, şu anda da Bakanlığımızdan bir heyet ABD de bulunmaktadır.' ifadelerini kullandı.

SON DAKİKA 23

HABERİ PAYLAŞ:
DİĞER HABERLER