Sosyal medyada afet bölgesi tepkisi!

Rize'de sele maruz kalan alanların afet bölgesi ilan edilecek olması doğru bir karar olarak değerlendirilse de 24 Ocak 2020 tarihinde yaşanan depremde büyük bir yıkıma uğrayan Elazığ'ın afet bölgesi ilan edilmemesi tartışmalara ve tepkilere neden oldu.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Rize'de 6 vatandaşın hayatını kaybettiği sel felaketinden etkilenen alanlar afet bölgesi ilan edilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı açıklamada, Rize'de sele maruz kalan alanların 'Afet Bölgesi' ilan edileceğini ve yapacakları ilk kabine toplantısında bunu teminat altına alacaklarını söyledi.

ELAZIĞ NEDEN AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMEDİ?

Rize'nin normalleşmesi ve yaralarının sarılması için verilen bu karar yerinde ve haklı olsa da geçtiğimiz yıl Ocak ayında Elazığ'da yaşanan yıkıcı depremden sonra Elazığ'ın neden afet bölgesi ilan edilmediği tartışma konusu oldu.

24 Ocak 2020 tarihinde 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsılan Elazığ'da, 41 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 25 bin civarında bina hasar görmüştü.

İnsanların soğuk kış gününde çadırlarda yaşadığı, konut ve diğer insani ihtiyaçların had safhada olduğu o dönemde Elazığ'ın afet bölgesi ilan edilerek yaraların daha hızlı sarılması yönünde görüşler bildirilmişti.

ETSO BAŞKANI ARSLAN GÜNDEME GETİRMİŞTİ

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Asilhan Arslan, öncülük yaparak afet bölgesi konusunu gündeme getirmiş, kentin acilen afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini savunmuştu.

Arslan, o dönem yaptığı açıklamada, "Afet Bölgesi olma durumunun kanunlarda yeri var. kanun yürürlükte. 1959 yılında alınmış ilk karar. 7 bin 269 yasa gereği. “Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun” 15 Mayıs 1959 yılında çıkmış ana kanun bu. Ana kanun ile birlikte peş peşe yönetmeliklerle destekleyici alt kanunlar oluşmuş günümüze kadar. Herhangi bir şekilde afete maruz alınmış olan sınırlı bir alan var ise o sınırlar koordinatları ile tespit edilir ve o bölge afete maruz kalmış alan olarak belirlenir. Bize sağlanabilecek her türlü imtiyaz, kolaylık, teşvik, varsa hasarların giderilmesi gibi şeylerin, tüm destekler mecburen tabi afete maruz kalan yörelere ait kanuna göre verilebilir. Sen bunu ilan etmezsen bu destekleri sağlayamazsın. Bu kadar net. Eğer devlet kendi kaynaklarından bir şey aktaracaksa mecburen bu kanunun alt maddesi olarak yapacak. Bunu da çok rahat bir şekliyle Cumhurbaşkanlığının Kanun Hükmünde Kararnamesi ile yayınlayabilir. Elazığ kesinlikle Afet Bölgesi ilan edilmeli” ifadelerini kullanmıştı.

BAZI SİYASİLER KARŞI ÇIKMIŞTI

Asilhan Arslan'ın bu açıklamaları, kentte büyük yankı uyandırdı. Arslan'ın afet bölgesi talebi kamuoyunda kabul ve destek gördü. Ancak, bazı siyasiler, Asilhan Arslan'ın bu talebini ve açıklamalarına karşı çıkarak böyle bir kanunun olmadığı yönünde beyanatlarda bulunmuşlardı. Gelen tepkiler nedeniyle Asilhan Arslan, uzun süre sessiz kaldı ve beyanat vermekten kaçındı. Dolayısıyla tüm mahallerin etkilendiği Elazığ, afet bölgesi ilan edilmedi.

SOSYAL MEDYADA HAKSIZLIK TEPKİLERİ

Sosyal medyada paylaşımlarda bulunan çok sayıda vatandaş, Rize'nin afet bölgesi ilan edilmesine karşı olmadıklarını ancak, korkunç bir depremle yıkılan Elazığ'ın o dönem neden afet bölgesi ilan edilmediğini sorgulamaya başladı. Afet bölgesi uygulamasının kanunda var olduğuna dikkat çeken vatandaşlar, "Asilhan bey afet bölgesi konusunu gündeme getirdiğinde, bazı siyasiler 'böyle bir şey yok' diyerek konuyu kapattılar. Ama şimdi görüyoruz ki Rize'de bu kanun hükümleri uygulanacak. Elazığ'ın afet bölgesi ilan edilmesine neden karşı çıkıldı. Siyasiler bunun hesabını versin. Bu bir haksızlık." yönünde değerlendirmelerde bulundular.

HABER: ELİYGAD

SON DAKİKA 23

Tuba Uyur

HABERİ PAYLAŞ:
DİĞER HABERLER