Münzevi çığlıklar


Merhaba sevgili okurlarım, bugün sizlerle münzevi çığlıklar hakkında hasbihal etmek istiyorum. Bir babanın evladına nasihati üzerinden sohbetimizi devam ettireceğim.

Baba oğul giyim mağazalarının önünde oturup müşteri bekliyorlardı. Baba, oğluna artık yaşlandığını ifade ederek bu dükkânı ona bırakacağını bildirdi. Devretmeden önce de son bir baba nasihati vermek arzusundaydı. “Bak oğlum, ben artık yaşlandım ve bu dükkânın işlerine yetişemiyorum. Burayı sana bırakacağım; ancak sözlerime dikkat kesilmeni istiyorum. Bu sana ticaretle ilgili son öğütlerimdir. Öncelikle bu dükkânın sana emanet olduğunu bil. Buranın asıl sahibi sen değilsin!”

“EVET BİLİYORUM BABA, BURANIN ASIL SAHİBİ SENSİN!”

“Hayır evladım, ben de değilim. Bunlar hep bize Rabbimizin birer emanetidir.  Eşimiz, çocuklarımız hatta kendi bedenimiz dâhi yani kısaca her şey bize emanettir. Öncelikle emanetin her türlüsüne gözün gibi bakmayı öğren! Bu dükkâna gelecek olursak hem emanete sahip çık hem de hırs yapma! Bunları öğrendikten sonra da münzevi çığlıkları öğreneceksin!”

“MÜNZEVİ ÇIĞLIKLAR MI? O NEDİR?”

“Anlatayım. Senin yaşlarındayken çok hırslı çalışırdım. Uğraşım ailemi daha ferah içinde yaşatmaktı. Bir gün mağazaya bir hırsız dadandı. Ne yapsam ondan kurtulmayı başaramadım. Polise gittim, çevreye duyurularda bulundum hatta en son belediyeye hırsızı bulana ödül vereceğim konusunda anonslar yaptırdım. Hiçbiri fayda vermedi. Gel zaman git zaman münzevi çığlıkları öğrendim. O günden sonra içimden dualar gönderdim Cenab-ı Allah’a. İçimdeki çığlıkları sadece Hakka ulaştırdım. Yani yalnız ondan medet umdum. Tabi bu vazifemi yapmadım anlamında değil. Elbette yine üzerime düşen vazife neyse yerine getirdim; fakat hırslanmadım ve en önemlisi verilenlerin emanet olduğu gerçeğini unutmadım.”

“PEKİ, ÇALINAN MALLARA NE OLDU?”

“Hırsız bir zaman sonra yakayı ele verdi; ancak mallar gitti. Tabi şunu da söylemeliyim ki o günden sonra dualarla kapımı açtım ve kapadım. Bugüne kadar da hiçbir hırsızlık olayı görmedim. Belki o olayı yaşamam daha iyi oldu. Hayatıma eski hâlimle devam edecek olsaydım gafil bir ömür geçirebilirdim. Şimdi çok rahatım! Münzevi çığlıkları öğrendim ve yapılan hiçbir yanlışın kâr kalmayacağını, Allah’ın sabredenlerle beraber olduğunu biliyorum. Sen de bu son öğüdümü sakın unutma!”

Evet sevgili dostlar, vazifemizi yaptıktan sonra hâlimizi yalnız Allah’a arz edelim. Unutmayalım ki münzevi çığlıklarımızı yalnız o duyar. Allah’a emanet olun.

cbulut@sondakika23.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Kas

Dost meclisi

08Kas
03Kas

Asıl maksat ne?

30Ekm
28Ekm

Benim saatim kaç?